Mehmet Özay 01.11.2026
Bu ifadeyle, Kuzey Sumatra’da 11 Ocak 1947 tarihinde
yayına başlayan Harian Waspada gazetesini kastediyorum.
‘Günlük’ anlamına gelen ‘Harian’ adı Endonezya
basın dünyasında sıklıkla kullanılan bir sıfat. Bazı gazeteler tıpkı Waspada
gibi çoğunlukla ‘Waspada’ adıyla biliniyor.
Muhammad Said-Ani Idrus
Merhum Muhammed Said (1917-1995) ve eşi Ani Idrus’un (1918-1999)
birlikte çıkarmaya başladıkları gazete, Endonezya basın tarihi açısından gayet
önemli bir yer işgal ediyor.
Burada şunu söylemek gerekir ki, Waspada bu
entellektüel çiftin ilk gazetesi ve ilk gazetecilik faaliyetleri değildi...
1920’lerin sonlarından itibaren çiftin Kuzey Sumatra’daki
gazete yayıncılığında çeşitli düzeylerde yer aldıklarını biliyoruz.
Bunun yanı sıra, gazetenin yayın dilinin Malayca olması
dikkate alındığında söz konusu gazetenin, tüm Malay dünyası için ve bu
sosyolojik ve siyasal gerçeklik içerisinde gazetecilik ve bağımsızlık olguları
ile başlatılan ve ardından ulus-devlet oluşumunun temellerinin tesisindeki
rolüyle öne çıkması nedeniyle de, dikkat çekici bir yer edindiğini söylemek
yanlış olmayacaktır.
Üç nesil ‘Waspada’
‘Harian Waspada’ bugün üçüncü nesli tarafından yayın hayatına devam
ediyor.
Dün, gazetenin 79 yıl dönümü vesilesiyle, sanal ortamda
bir panel gerçekleştirildi.
Panel’in temel konusunu “Üç Nesil Entellektüel Düşünce
Ekiyor” (Tiga Generasi Menyemai Gagasan Intelektual) olarak ifade
edebileceğimiz başlık oluşturuyordu.
Birinci nesil, Muhammed Said ve eşi Ani Idrus, ikinci
nesil çiftin ilk çocukları Tribuana Said ve üçüncü nesil bağlamında, torunlar
arasında öne çıkan bir isim olan akademisyen Dr. Erucakra Mahumeru oluşturuyor.
Said ve Idrus çiftinin ardından editoryal sorumluluk
Tribuana Said ve ardından, kardeşi Jasa Said’e geçmişti. Jasa Said’in 2025 yılı
sonlarına doğru vefatının ardından, 2025 yılı Kasım ayında yerini, oğlu Dr.
Erucakra Mahumeru aldı.
Kızkardeş, Rayati Syafrin ise uzunca bir süre gazetedeki
yönetici konumunu devam ettiriyor.
Bu yıldönümü vesilesiyle, dün gerçekleştirilen forum
gazetenin dünü, bugünü ve kısmen yarınını ele almak ve kısaca tartışmak adına
önemliydi.
Bu noktada, söz konusu bu forumun detaylarını burada
paylaşmayacağım..
Ancak, dün gerçekleştirilen bu forumun, yukarıdaki
ifadelerden de anlaşılacağı üzere sadece, bir aile gazetesi olarak
adlandırılamayacağı, aksine -ilgili konuşmacılar tarafından ortaya konulduğu
üzere, Endonezya ve bir ölçüde, genel anlamda modern Malay Dünyası’ndaki
özellikle siyasal, sosyal, edebiyat vb. gibi alanlardaki gelişmeler bağlamında,
bize gayet önemli fikirler veren bir kaynak olması nedeniyle gayet büyük bir
önem arz ediyor.
Bu yaklaşım, sadece bana ait değil...
Elbette Waspada’yı ve bu bağlamda gazetenin
kurucularından Muhammad Said’i çalışan ilk akademisyen de ben değilim...
Konu ve zaman sınırlılığı gibi nedenlerle, merhum Ani
Idrus’la ilgili -en azından bugüne kadar-çalışma yapamamış olsam da, yine bir
kadın gazeteci olarak onunla ilgili bölgede yapılmış akademik çalışmalar
olduğunu hatırlatmak isterim.
Said ve Reid
2023 yılında yine sanal olarak düzenlenen ve o zaman,
Muhammed Said’i merkeze alan foruma, Güneydoğu Asya tarihçisi, toprağı bol
olsun Anthony Reid de (1939-2025) katılmıştı.
Cambridge Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını ve
ardından doktora sonrası çalışmalarını Kuzey Sumatra bağlamında Endonezya
tarihi, sosyal ve siyasal haraketleri üzerine yapan Reid, Waspada’nın kurucusu
Muhammed Said hakkında gayet olumlu görüşlere sahipti.
Bunu ilgili forumda paylaştığı gibi, kendisiyle Kuzey
Sumatra özelinde yaptığım yazışmalarda sorduğum birkaç soruya verdiği cevaplar
çerçevesinde hem, Muhammed Said ve hem de, Tengku Luckman Sinar isimlerini
özellikle öne çıkarıyordu.
İlerlemiş yaşına rağmen, vefatına değin akademik
çalışmalarına devam eden Reid’in bu çalışmaları arasında en azından birinin
‘anı’ kitabı olduğunu ve yukarıda zikredilen iki isme bu çalışmada yer
verdiğini bilimiyorum. Umarım Reid’in bu çalışması, ona yakın akademisyenler
veya ailesi tarafından yayınlanır.
Muhammad Said-Açe-“Waspada”
Waspada’nın kurucusu Muhammed Said adı ile tanışmam, 2005
yılı Eylül ayından itibaren, Açe kütüphanelerindeki çalışmalarım sırasında, Aceh
Sepanjang Abad adlı eserle oldu.
Açeli entellektüellerin ve siyasilerin de hem fikir
olduğu üzere, Açe tarihi hakkında derli toplu, kapsamlı bir eser olmasıyla
dikkat çeken çalışma iki ciltten oluşuyor.
Örneğin, 15 Ağustos 2005 tarihinde imzalanan Helsinki
Barış Anlaşması’nın ardından Açe’de valilik seçimlerini kazanan Irwandi Yusuf,
kısa bir süre sonra Medan’da Waspada ofisini ziyaret ederek, gazete
yöneticilerinden, Muhammed Said’in oğlu ve kızından eserin yeniden basılmasını
talep ettiklerini biliyoruz...
İlk cildi, genel Açe tarihini ikinci cildi ise, 1873-1904
yılları arasında Açe topraklarında gerçekleşen ‘Hollanda Savaşı’nı ele alıyor.
Buna ilâve olarak, Açe’de bazı kahvehanelerde ve de zaman
zaman ziyaret etme fırsatı bulduğum devlet ofislerinin (Dinas) neredeyse
tamamında, Banda Açe’de yayımlanan ‘Serambi’ adlı gazetenin yanı
sıra, Waspada’ya da rastlıyordum.
Akademik çalışma
Fiili anlamda Waspada ailesiyle tanışmam ise, 2023
senesinde başladığım akademik çalışma vesilesiyle oldu.
Açe’de yaşadığım 2005-2010 yılları arasında zihnimde yer
eden , Aceh Sepanjang Abad aslı eserin yazarı Muhammed Said’in kurduğu
gazeteyi bilimsel olarak çalışma fikrini böylece, bir ölçüde hayata geçirme
imkânı buldum.
İlk günden itibaren ailenin ilgili ferktleriyle özellikle,
kıymetli Tribuana Said Bey ile yazışmalarım, kendisini Cakarta’da bizzat
ziyaretim ve mülâkatlarım süreçte gazetenin, tabiri caizse ‘ruhunu’ anlamamda
gayet önemliydi.
Bunun yanı sıra, gazetenin Medan’daki ana ofisi
arşivinde, Cakarta’daki Endonezya Ulusal Kütüphanesi gazeteler bölümü
arşivinde, Malezya’da Penang Adası’nda Malezya Bilim Üniversitesi Hamzah (University
Sains Malaysia-USM) gazete arşivi bölümündeki çalışmalarım, gazetenin,
1947’de yayınlanan ilk nüshalarından itibaren, bugüne kadar devam eden
sayıların ulaşmama olanak tanıdı.
Tahmin edileceği üzere, 79 yıllık bir gazetenin bir
araştırmacı tarafından bütünüyle bilimsel olarak araştırılması ve her
vechesiyle ortaya konması mümkün değil.
Ben de, doğal olarak bilimsel araştırma kriterlerinin
başında gelen ‘araştırma alanını sınırlandırma’ ilkesinden hareketle gazetenin
ilk dört yılına odaklanarak çalışmalarımı yürüttüm.
Bu süreçte, Muhammed Said ve Waspada ile ilgili
sezgilerimde yanılmadığımı görüyorum.
Bu gazeteyi çalışmak suretiyle sadece bir gazeteyi değil,
abartılı olmayacak şekilde söylemek gerekirse, Hollanda sömürgeciliğinin son
beş yılını, Endonezya milliyetçilik hareketini, bağımsızlık sürecini vb.
gelişmeleri doğal sürecinde anlamama elverecek bir zenginlikle karşılaştım.
Muhammed Said ve Waspada ile ilgili çalışmalarıma
-düşük yoğunluklu da olsa- devam etmem bu zenginliğin bir işareti olarak
değerlendiriyorum.
Bu vesileyle 79. yayın yılına giren ‘Waspada’yı ve
‘Waspada’ ailesini kutlar ve uzun yıllar yayın faaletlerine devam
etmesini temenni ederim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder