15 Şubat 2026 Pazar

Bangladeş’te ‘demokrasi’ kazandı ... / ‘Democracy’ wins in Bangladesh

Mehmet Özay                                                                                                                             13.02.2026

Bangladeş’te, 12 Şubat’ta yapılan genel seçim sonuçları bugün açıklandı...

‘Bangladeş Milliyetçi Partisi’ (Bangladesh Nationalist Party-BNP), 299 sandalyeli mecliste 212 milletvekili kazanırken, koalisyon bloğu içerisinde, iddialı olarak seçimlere giren Jamaat-i İslami ise 70 milletvekili elde etti.

2024 yılı Temmuz ayındaki gösterilerin ardında olduğuna işaret edilen öğrenci kitlelerinin kurduğu, Milliyetçi Vatandaş Partisi (National Ciziten Party-NCP), Jamaat-i İslami liderliğindeki koalisyon içerisinde 5 milletvekili kazandı.

50’yi aşkın partinin seçimlere katılması rekor kabul edilirken; seçmenler yaklaşık yüzde altmışının sandık başına gitti. Seçim sürecinde, Halk Partisi’nin (Awami League-AL) katılımının yasaklanmış olduğunu da hatırlatayım.

Seçimlerin anlamı

Seçim sonuçlarının kısa cevabı, iktidarı 2006 yılında bırakmış olan BNP’nin, yirmi yıl sonra yeniden iktidara getirilmiş olmasıdır.

‘Getirilmiş’ dememden kasıt, en azından son iki yılda ülkede yaşananların ardından, Bangladeş siyasetinde neyin değiştiği konusunun sorgulanmayı hak ettiğine vurgu yapmamdır.

Seçimlerin ardından söylenmesi gereken ilk şey, bugün açıklanan seçim sonuçlarının, temelde, 2023 yılında BNP öncülüğünde başlayan, dönemin Şeyh Hasina hükümetine yönelik ‘istifa’ çağrılarının ve 2024 yılı Temmuz ayında meydan gösterilerine ve anarşiye evrilen toplumsal ve siyasal hareketlerin son bulduğu bir sürece tekabül ediyor oluşudur.

Bununla birlikte, benzeri durumlarda olduğu gibi gündeme getirilen ve klasikleşen, “bu seçim sonucuyla bir dönem kapanırken, yeni bir dönemin açıldığı” konusundaki görüşleri temkinli yaklaşmak gerekiyor.

Bununla kastım, 2024 Temmuz meydan gösterilerinden amacının, yeni bir BNP hükümeti iktidara taşımak mı yoksa, ülke siyasetine yeni bir soluk kazandıracak bir siyasal açılıma imkân tanımak mı olduğu sorusunu gündeme getirmektir.

İkilemler

Ülke siyasetine demokrasi getirmeyi amaçlayan sürecin, bugün geldiği noktaya bir başka açıdan bakıldığında, ortada bir ikilemin yaşandığı anlaşılıyor.

Öyle ki, 17 yıldır ülke dışında sürgünde yaşayan -ya da yaşamak zorunda kalan- 60 yaşındaki Tarık Ziya, ülkeye dönerek hükümeti kurmakla görevlendirilirken, 2024 yılına kadar neredeyse, on yılı aşkın süre yöneten sabık başbakan Şeyh Hasina’nın bugün Hindistan’da sürgünde oluşudur.

Üstüne üstlük, hakkında verilen idam kararı ile siyasal bir suçlu olarak...

Bu ‘sürgün’ olgusuna eklemlenecek bir diğer sembolik olgu ise ‘ordunun’, ülkede sözde yaşanmakta olan demokrasi sürecinin ‘askerlerin’ gölgesinde gerçekleşmesidir.

Bu durum, Şeyh Hasina’nın ülkeden kaçışında olduğu gibi, Tarık Ziya’nın ülkeye gelişindeki görsel veriler bize ordunun, siyaseti koruma ve kollama görevini, ‘hakkıyla’ yerine getirmekte olduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum, demokrasi kurumu bir yana, sağlıklı ve güvenli bir toplum olmanın temel parametrelerinden biri olan sivil kurum ve bu kurumların geniş toplum kesimlerine kazandırması beklenen olgunluktan rasyonalite değerlerine değin, medeni olmanın temel şartlarını ve bunların toplumsal pratiklerinin ülkede yer etmemiş olduğunu gösteriyor...

Ekonomisiz demokrasi

Bir önceki yazıda, Bangladeşteki siyasi partilere işaret ederek, “Herkesin derdi başka” demiştim...

Farklı siyasal ideolojilerin varlığı ve bunların gövde gösterileriyle ‘demokrasi’ yarışına katılımlarına rağmen, ülkede ‘ekonomi’nin saplandığı bataklık gerçeğiyle ilgili olarak, söz konusu bu ideolojileri temsil eden siyasal partilerin ne için var olduklarıyla, halka hizmetle görevli ilgili kamu kurumlarının ne tür işlev gördükleri konusunda karamsar bir görüşün oluşmasına neden oluyor.  

Burada bir dizi soruyu gündeme taşımakta yarar var...

Geniş toplum kesimlerinin ekonomik varsıllıklarının sağlanmasının, demokrasi olgusunun vazgeçilmez temellerinden biri olduğu göz ardı mi ediliyor?

Bangladeşliler, ‘ekonomimiz son derece kötü ancak, demokrasimiz var mı?” diyorlar.

Bir buçuk yılı aşkın süredir ülkede siyasal egemen olarak varlık süren geçici hükümetin, ekonominin temellerini rayına koyma ve olası bir ‘demokratik’ seçimin ardından, iktidara gelecek yeni siyasal yapıya sağlıklı bir yol haritası sunması mümkün olmuş mudur?

Her görüşten siyasal hareketin ve partinin amacının farklılığı, bu ilgili kurumların mensupları ve destekçilerince, “biz ‘demokrasi’ yarışını kazanalım da, gerisi önemli değim mi?” görüşünü paylaşıyorlar acaba.

Zor sorular vesselam...

Nereden nereye?

Bugün, BNP’nin iktidara taşınması, yaklaşık on yılı aşkın bir süre önce yani, 2014’de, BNP’nin o dönemki başkanı Begüm Ziya’nın genel seçimleri boykot kararıyla talep edilen siyasal açılımın gerçekleşmiş olduğu anlamı taşıyor.

Bu durum bize, 1971 yılından itibaren ülke siyasal yaşamına damgasını vuran ‘Halk Partisi’ (Awami League) ile ‘Milliyetçi Parti’ (Bangladesh Nationalist Party-BNP) arasındaki siyasal düellonun bitmediğini ve ülke siyasetine yeni bir soluk getirebilecek siyasal hareketlerin ve partilerin gündeme getirilemediğine işaret ediyor.

Bazı yayın organlarındaki değerlendirmeler bize, BNP başkanı Tarık Rahman’ın kangren hale gelmiş ülke sorunlarına yenilikçi yaklaşımlarla çözüm sunabilecek bir siyasetçi olmaktan ziyade, yukarıda dikkat çektiğim üzere, bağımsızlıktan bu yana ülke yönetimi dönem dönem paylaşan ve bu paylaşım süreçlerini derin toplumsal ve siyasal travmalara dönüştürme ‘becerisi’ gösteren iki siyasal franksiyondan birinin kurduğu siyasal hanedan mensubu olmasına dayandığını gösteriyor.

Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, ülkede mevcut iki siyasi parti mensuplarının iddialarına rağmen, varlığı gayet kuşkulu olan demokrasinin değil, siyasal güç kapışmasının reel siyasetin anlamına geldiğinin teyitidir.

Demokrasinin yeniden icadı

Bangladeş’te son on sekiz aydır görev yapan geçici hükümetin temel rolünün, ülkede yasa ve düzen konusunda yeni düzenlemeler ortaya koyma beklentisiydi.

Ancak, şu da bir gerçek ki, dev sorunlarla yüklü bir ulusal siyaset gündemini bir buçuk yıl gibi görece kısa sürede hem de ‘geçici’ sıfatıyla anılan bir yönetimle hâl yoluna koymanın mümkün olamayacağıdır.

Zaman bahanesi ortaya konulmak istendiğinde ise, karşımıza, geçici hükümetin, genel seçim kararı almasında, gerek iç toplumsal ve siyasal sabırsızlık ile uluslararası süreçlerin de kayda değer rolü olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Bununla birlikte, geçici hükümetin bu alanda ne kadar başarılı olduğunu, Tarık Rahman hükümetinin icraatlarının ortaya konmasıyla görüp izlemek gerekiyor.

Bugün hükümeti kurmakla görevlendirilen BNP lideri Tarık Rahman’ın iddialı bir şekilde gündeme getirdiği ülkede “güçlü bir demokrasinin” kurulması çağrısını dikkat almak gerekiyor.

Bir siyasetçinin, bu tür çağrısının önemine kuşku bulunmuyor...

Bununla birlikte, ülkede aile yapısından başlayarak özel ve kamu kuruluşlarına değin uzanan geniş alanda bireylerin, toplumsal grupların ne tür ilkeler bütününe sahip oldukları ve bu bütünlüklerin bahsi geçen ve getirileceği ileri sürülen ‘demokrasi’ olgusu ve değerleriyle, ne türlü örtüştüğü konusu üzerinde dikkatle durulmayı hak ediyor.

Tarık Rahman

BNP lideri Tarık Rahman’ın, yeni siyasal süreci yönetmesi bekleniyor...

Tarık Rahman’ın ulusal siyasete dikkat çekici katılımı 2009 yılında, BNP’nin birinci başkan yardımcısı olarak seçilmesi oldu. 2018 yılında annesi, Begüm Ziya’nın parti başkanlığından seçilmesi üzerine de facto parti başkanı oldu.

BNP’nin 2001-2006 yıllarındaki iktidarı döneminde o dönem, Uluslararası Şeffalık kurumu verileri dikkate alınacak olursa, o dönem Bangladeş, dört yıl boyunca ardı ardına, yolsuzluklar konusunda ilk sırada yer almıştı.

Ülkede kurtarıcı olarak geldiği intibaı verilmeye çalışıyan Tarık Rahman’ın yenilikçi bir siyasetçi olarak mı yoksa, siyaset dünyasında hanedanlık kurmuş olan bir ailenin mensubu olarak mı Bangladeş’e hizmet edeceğini önümüzdeki aylarda hep birlikte göreceğiz.

https://guneydoguasyacalismalari.com/tr_tr/bangladeste-demokrasi-kazandi-democracy-wins-in-bangladesh/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder