5 Ağustos 2026 Çarşamba

Endonezya tarihyazımında Kuzey Sumatra ve Açe / North Sumatra and Aceh in Indonesian Historiography

Mehmet Özay                                                                                                                             05.08.2026

Geçen hafta Kuzey Sumatra Üniversitesi, Kültür Çalışmaları bölümüyle birlikte, “Endonezya Tarihyazımında Kuzey Sumatra ve Açe’nin Önemi” başlıklı akademik etkinlik gerçekleştirdik.

Endonezya tarihçiliği içerisinde, Kuzey Sumatra ve Açe’yi ele alan önde gelen akademisyenlerden Anthony Reid’in, 8 Haziran 2025 tarihinde vefatının hemen ardından yaptığımız anma toplantısını müteakiben, böylesi bir akademik etkinliğin yapılması konusunda ilgili hocalarla hemfikir olmuştuk.

Böylece, 29-30 Temmuz 2026 günlerinde, yani yaklaşık bir yıl sonra gerçekleştirilen etkinlikle bu niyetimiz karşılık bulmuş oldu.

“Niçin Kuzey Sumatra ve Açe?”, “Niçin Anthony Reid?” soruları elbette, önemli ve bu sorulara anlamlı cevaplar üretmek mümkün. Temelde, geçen hafta gerçekleştirdiğimiz etkinlik fiili olarak bu ve benzeri sorulara vermiş olduğumuz cevapların bir yansıması olarak düşünmek gerekir.

Dünya’nın altıncı büyük adası olan Sumatra’nın sadece, kuzey bölgesini ele alan böylesi bir çabanın hiç kuşku yok ki, tarihsel bir karşılığı olmalıdır.

Bunu desteklemek adına, örneğin, niçin Batı Sumatra, Güney Sumatra, Doğu Sumatra değil gibi soruları da peş peşe sormak mümkün.

Reid ve bölge çalışması

1960’larda doktora çalışması ve doktora sonrası çalışmalarını Kuzey Sumatra ve Açe bağlamında yoğunlaştıran ve ardından Güneydoğu Asya’nın farklı bölgelerine dair çalışmalarıyla da dikkat çeken Anthony Reid’i bu bölgeyi öncelikle iten sebepleri belki tarihsel bir şans olarak değerlendirmek gerekir.

Ya da öğrenim gördüğü Cambridge Üniversitesi’ndeki hocalarının tıpkı, Reid gibi diğer Batılı öğrencileri Endonezya’nın yanı sıra, Güneydoğu Asya’daki toplumların, ulus-devletlerin tarihsel yapılanmalarını, süreçlerini, değişimlerini vs. ele almaları konusunda teşvik edici, yönlendirici olmalarıyla da açıklamak mümkün.

Reid’in, muhtemel olan bu teşvikleri iyi değerlendirdiğini yaklaşık elliye yakın çalışmasını şu veya bu şekilde Kuzey Sumatra ve Açe’ye hasretmiş olmasından anlaşılmaktadır. Hesaplamam yanlış değilse bu sarak, Reid’in toplam çalışmalarının beşte birine tekabül ediyor.

Endonezya ulus devlet sınırları içerisinde bir akademisyeni Kuzey Sumatra ve Açe’yi çalışmaya sevk eden nedenlerin başında, bu ulus-devletin ilân edildiği 17 Ağustos 1945 tarihinden kısa bir süre sonra neşet veya daha doğrusu var olan ancak giderek ‘radikalleşen’ bazı toplumsal hareketlerin bölgenin ve de şu veya bu şekilde, yeni kurulan ulus-devletin yapısal gerçekliğini oluşturmadaki rolüyle öne çıktığını söylemek gerekir.

Bu durum, açıkçası, niçin geçen hafta yaptığımız akademik etkinliğin başlığını, “Endonezya tarihyazımında Kuzey Sumatra ve Açe” tercih ettiğimizi de açıklamaya yeter bir neden teşkil ediyor.

Reid’in, doktora ve doktora çalışmaları sonrası konuşlandığı bölgenin bağımsızlık öncesi boyutunun daha dikkat çekici bir yapısallık arz ettiği ve bu sürecin bir devamı olarak, Endonezya ulus-devleti ilânının akabinde gerçekleşen ve ‘devrimci’ olarak anılmayı hak eden veya kimilerince, bu şekilde yorumlanan toplumsal hareketleri ele almasına rağmen, bölge tarihçiliğinin ulus-devlet tarihçiliği içerisindeki yerinin sorgulanmaya değer olduğuna kuşku bulunmuyor.

Tarihi süreçler ve tarihyazımı

Bu anlamda, yapılan etkinliğin, Endonezya ulusal tarihçiliğine bir hatırlatma kadar aynı zamanda, bir katkı olarak görmek mümkün.

Bu çerçevede, Kuzey Sumatra ve Açe’nin tarihsel gelişim ve değişim evrelerinin önceki yüzyıllar bir yana, özellikle 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarında olan biten bir dizi gelişmeler dikkate alınmadan anlamlandırmak mümkün değildir.

Öyle ki, 1786, 1805, 1818, 1824 gibi yıllara tekabül edecek şekilde İngilizlerin Penang’den başlayıp Singapur’a uzanan yapılaştırıcılığı ile Hollanda’nın, Avrupa’daki Napolyon Savaşları’ndan -belki de, kılpayı çıkışının ardından, tüm Takımadalar bölgesinde yeniden ekonomik ve ardından, siyasal egemenlik tesisine yönelik girişimlerindeki yerlerini ele almak gerekir.

Kılpayı diyorum, çünkü Avrupa’da o dönem itibarıyla var olan güç yapılaşmalarında esamesinin pek de, dikkate alınamayacağı görülen Hollanda Krallığı’nın ‘kurtuluşuna’ vesile olan yine, Avrupa iç siyasal dengelerinin bir sonucu olduğunu hatırlamak gerekir.

Kuzey Sumatra ve Açe’nin bu süreçte, her iki Batı Avrupa denizci uluslarıyla ilişkilerinin, bu her iki bölgenin jeo-stratejik, jeo-ekonomik ve jeo-politik gibi bazı belirleyici konumlarının, bölge tarihinde bağımsızlık süreci ve hatta, bugüne değin uzanacak şekilde uzun dönemli bir belirleyiciliği olduğu ortadadır. 

Avrupa ekonomisi veya küresel kapitalizm

Söz konusu 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başları Batı Avrupa’da yenilikçi bir evrene girdiği görülen merkantalist ekonominin teritoryal egemenlik, finans kapitalizmi gibi süreçlerine temel teşkil edecek köklü ekonomi politikalarını hayata geçirdikleri yerlerin başında Kuzey Sumatra ve Açe geliyor.

Niçin diğer bölgeler değil de, bu iki bölge sorusu -yukarıda dikkat çektiğim üzere jeo-stratejik, jeo-ekonomik ve jeo-politik bağlamlarıyla anlamlandırılabilir.

Kısaca ifade edecek olursam, bu iki bölgenin Malaka Boğazı’nın Batı’da Hint Okyanusu’na açılışına bakan coğrafyası; İngilizlerin Malay Yarımadası’nın biri kuzey ucu yani, Penang ve diğeri güney ucunda yani, Singapur’da denizcilik ve serbest ticaret süreçlerine başlamasıyla Avrupa ve Çin bağlantısını sağlam alt yapıya bağlamış olması; Kuzey Sumatra ve Açe topraklarının doğal ve verimli ürünler yetiştirilmeye elveren konumu; bölgedeki yerel Malay Sultanlıklarının Batılı yönetimlerle işbirliğine açık yapıları vb. gibi hususiyetler bölgenin hem bölgede İngiltere ve Hollanda varlığıyla ilişkilerini geliştirilmesine yol açarken süreçte, bu bölgenin yetiştirdiği ürünlerin yine bu iki ülke yönetimleri, tüccarları ve altyapısı vasıtasıyla ürünlerin Batı Avrupa’ya taşınmasına olanak tanımıştır.  

Söz konusu bu bölgesel özelliklerin dışında ve ötesinde, İngiltere ve Hollanda’nın yine, Avrupa iç siyasal hesaplaşmalarının bir neticesi olarak doğrudan ve askeri bağlamda, Kuzey Sumatra ve Açe’yi çevreleyen topraklarla ve denizlerde karşı karşıya gelmemiş olmaları, hiç kuşku yok ki, bölgedeki merkantalist kapitalizmin tüm süreçleriyle ortaya çıkması ve gelişmesinde başat rol oynamıştır.

Bu sürece, özellikle 1820’lerden itibaren, Amerikan özellikle de, Boston’dan (Salem) tüccar sınıfının da iştiraki bölgenin yani, Kuzey Sumatra ve Açe’de tarım merkezli ekonomik yapılaşmayı körüklediği gibi ticari çekişmenin de giderek artan bir faktör olarak gündeme gelmesine yol açmıştır.

Elbette buraya kadarki söylemim, Kuzey Sumatra ve Açe toplumları için herhangi bir sorun teşkil etmediği yönünde bir algıya yol açmış olabilir.

Tarihsel gerçekliğin böyle olmadığını Kuzey Sumatra ve Açe tarih yazımı, konumuz çerçevesinde dile getirecek olursam Reid’in, çeşitli başlıklar altında kaleme aldığı çalışmalarıyla ortaya konmuştur. Bu anlamda, Reid’in bölgeyi modern dönemde çalışan ilk akademisyenlerden olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

1850’lerden itibaren, Siak Sultanlığı üzerinden kuzeydeki tüm Malay sultanlıklarını tesiri ve etkisi altına alan Hollanda’nın 1860’ların başlarında Kuzey Sumatra’da Serdang Sultanlığı sınırlarındaki Sunggal Savaşı ve 1870’lerin başlarında Açe’de başlattığı savaş hiç kuşku yok ki, sadece bu bölgeleri değil, etkileri Avrupa’ya ve Amerika’ya kadar ulaşacak yansımaları olmuştur.

Söz konusu bu uzun sömürge savaşlarının ardından, Japonya’nın tüm bölgede 3.5 yıl süren varlığı ve 1945 yılında gelen bağımsızlık ilanı Kuzey Sumatra ve Açe’de suların durulması anlamına geleceği izlenimi verse de, gerçekte bölge yeni bir mücadele ve değişim evresine girdiğini yaşanan ‘devrimci’ toplumsal değişimlerle göstermiştir.

1946 yılı başlarında gerçekleşen ve nedenleri ve aktörleri farklı olmakla birlikte, hem Kuzey Sumatra ve hem de Açe’de yaşanan, “toplumsal devrim” başlıklarıyla eserlere konu olan gelişmeler özellikle, Kuzey Sumatra’da geleneksel Malay sultanlıklarına mensup ailelerin hayatlarını yitirmeleriyle kalmayan, ardından köklü kurumların da ortadan kalkmasına yola çan bir süreç olarak tarihte yerini almıştır.

Tam da bu son gelişmenin Endonezya ulus-devletinin yapılaşma süreçlerine tekabül etmesi bugüne kadar süren tartışmaların ortaya çıkarırken, bu çalışmaya konu olan tarihyazımı söyleminin de merkez-çevre arasında ne denli ayrışmasına yol açtığını da bize hatırlatıyor.

https://guneydoguasyacalismalari.com/tr_tr/endonezya-tarihyaziminda-kuzey-sumatra-ve-ace-north-sumatra-and-aceh-in-indonesian-historiography/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder