Mehmet Özay 03.06.2026
Merkezi
hükümet adına, ‘sancı’ olarak anılmayı hak eden gelişmelerden biri, Açe’de 1976
yılında ortaya çıkan ve 2005 yılı 15 Ağustos’unda varılan barış anlaşmasıyla
tarih olan ‘Açe Özgürlük Hareketi, -ki bunu bağımsızlık olarak anlamak gerekir-
tam da, söz konusu Endonezya bağımsızlığı öncesi süreçte, Açe siyaseti ve
toplumu ile bağlantılı gelişmelerin bir izdüşümü olarak gündeme gelmiştir.
Hareketin
kurucusu Hasan di Tiro’nun vefatının 16. yılı olan bugün, kısaca bu hususa
değineceğim.
Hasan di
Tiro’nin bizatihi bireysel yaşamı hem, Açe tarihsel süreçlerini şu veya bu
şekilde, hem de, modern Endonezya devletinin ortaya çıkışı ve ilk evrelerine
dair yapılaşmalardaki rolü ile bize, bazı hususları aydınlatmada yardımcı olur.
Sondan
başlayayım...
Hasan di Tiro’nun,
3 Haziran 2010 tarihinde vefatından bir gün önce Endonezya vatandaşlığına
yeniden kabul edilmesinin, teknik ve resmi bir ifadesi olarak vatandaşlık
belgesini almıştı.
Bu durum, bize
sadece bir birey olarak Hasan di Tiro’nun, Endonezya resmi ve merkezi yönetimi
nezdinde nasıl algılandığı ve neye tekabül ettiğini değil, aynı zamanda ona ve
onun başında bulunduğu harekete ve benzeri siyasi liderlere ve onların
hareketlerine bağlı olanların, uzun yirminci yüzyılda Endonezya merkezi
yönetimi nezdinde, ne anlam ifade ettikleriyle de yakından ilintilidir.
Bu bağlamda, vatandaşlık,
siyasal bağlılık, aidiyet gibi olguların yerini zamanla içinde, siyasal
akışkanlık, aidiyetsizlik ve karşı çıkış gibi yaklaşım ve süreçlerin aldığı bir
yapıya gönderme yapıyorum.
Bu söylemde,
bir tarafgirlik aramak yerine, bir sosyal bilimci hassasiyetiyle hareket
ederek, “Acaba, böylesi bir sürece neler yol açmıştır?” vb. diğer ilintili
soruları ortaya koyarak cevap aramak gerekir.
Ulus devlet
yapılaşmasını teritoryal olarak Sabang’dan Merauka’ya kadar, bir başka ifadeyle
söylemek gerekirse, Malaka Boğazı’nın batı girişinden, Papua New Guinea’ya
kadar uzanan geniş bir coğrafyada kurmuş olan Endonezya merkezi hükümetinin,
böylesi bir gelişmeye muhatap olmasında, ne tür bir aktörlüğü olduğu meselesi, hiç
kuşku yok ki, örneğimizde olduğu üzere, Açe Özgürlük Hareketi ile öncesinde ve
aynı dönemde ortaya çıkan diğer benzeri hareketleri anlamak kadar önem arz
etmektedir.
Söz konusu bu
hareketin ortaya çıktığı 1970’lerin ortasında, Hasan di Tiro’ya yanında yer
alan veya ona eşlik eden bireylerin sayısının, bir elin parmaklarını geçmeyecek
siyasi elit olmasına rağmen, aradan geçen kısa sürede, hareketin Açe toplumunu
şu veya bu şekilde etkisi altına almasının, sıradan bir gelişme olmadığı
üzerinde durulmaya değer bir konudur.
Bu durum bize,
Hasan di Tiro ile bağlantılı veya bağlantısız, Açe toplumunun çeşitli
katmanlarında yer alan, azımsanmayacak ölçüde bireylerin ve grupların kendilerini,
Açe merkezli olarak tanımlamalarını doğal ve tarihsel bir süreç kabul etmek
gerekir.
Bu cümlede yer
alan “bağlantılı ve bağlantısız” ifadesi bize, Hasan di Tiro’nun öncüsü olduğu
siyasi harekete katılanlar kadar katılmayanların da olduğunu ancak, ikinci
grupta yer alanların kendilerini yine ‘doğal’, tarihsel ve toplumsal
bağlamlarıyla Açelilikle tanımlama gibi bir yaklaşım sergilediklerini
ansıtıyor.
Bu noktada,
söz konusu bu hareketin ortaya çıktığı 1970’lerin ortasında, Hasan di Tiro’ya
eşlik edenlerin oluşturduğu siyasi elit olarak adlandırılmayı hak edenlerin
yanı sıra, Açe toplumunun çeşitli katmanlarındaki azımsanmayacak ölçüde kişinin
kendilerini, Açe merkezli olarak tanımlamalarını doğal ve tarihsel bir süreç
kabul etmek gerekir.
Bu durumu
anlamlandırabilmek için, iki temel hususa -çok kısaca-, doğrudan ve yakından
bakmakta yarar var.
Bunlardan ilki
Açe tarihi, ikincisi modern Endonezya devletinin kuruluşu sürecidir.
Önceki
yüzyıllar bir yana, 19 yüzyıl boyunca Açe devletinin gerek bölgesinde yani,
Sumatra ve Malaka Boğazı çevresinde oynadığı rol gerekse, tüm gelişmeleriyle
uluslararası boyutta ele alınan süreçler, Açe siyasal ve toplumsal aidiyetinin
gelişmesi ve pekişmesinde rol oynamıştır.
Açelilik
özelinde ortaya çıkan söz konusu bu kendinde güçlü siyasal ve toplumsal
aidiyetin, aynı şekilde Endonezya devletinin bağımsızlık sürecinde ki,
özellikle de, 1945-1949 yıllarını kapsayan bağımsızlık mücadelesinde teritoryal
ve siyasal meşruiyetin yegâne zeminini oluşturmasıyla tarihsel bir tekerrür olgusu
kadar, Açe’nin daha geniş bir coğrafi ve siyasal yapı içerisinde kendini
belirgin kılmasına neden olmuştur.
Bu güçlü
teritoryal, siyasal ve toplumsal aidiyetin zaman zaman kendine dönme çabasının
teleolojik bir boyut olduğu kadar, bir dizi somut ve pratik siyasal, ekonomik,
kültürel bağlamları olduğunu da gözlerden uzat tutmamak gerekir.
Bu vesileyle, Hasan di Tiro’yu vefatının 16. yılında rahmet ve saygıyla
anıyorum.






