Cheng Ho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cheng Ho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2012 Cuma

Cheng Ho: Bir Barış Amirali


Mehmet Özay                                                                                                                    27 Eylül 2012

Bir süredir Güney Çin Denizi’nde bağlamında süren ve bugünlerde Doğu Çin Denizi’ne de sıçrayan ve çevre ülkeleri neredeyse boğaz boğaza getiren adalar krizi nüksettiğinde aklıma bir barış amirali geldi. Bu vesile ile yüzyıllar öncesinde aynı okyanusun kıyılarını sarmaladığı Nanjing’den yola çıkan ve kimilerine göre Doğu Afrika kimilerine göre daha da ötesine geçtiği varsayılan Cheng Ho’yu, gündeme almanın yerinde olacağına kuşku yok.

Cheng Ho, kimdir, nasıl amiral olmuştur, yedi  büyük deniz seferini nasıl gerçekleştirmiştir, nelere tanık olmuş, görevi sırasında imparatorluk için nasıl bir işlev görmüştür gibi pek çok soruya yanıt verebiliriz elbette. Ancak bu genişlikte bir metinle şimdilik karşınıza çıkmam mümkün olmadığına göre, şimdilik şahsımın Cheng Ho’yu keşfi sürecini ele alan bir yazıyı dikkatlere sunmak istiyorum. Bu vesileyle, kimi okuyucularla bugün Doğu Asya’da vuku bulan gelişmeleri farklı bir bağlamda ele alacak ipuçlarını paylaşmayı arzu ediyorum.

Önce Cheng Ho’yla serüvenimin nasıl başladığına değineyim ki, metin canlı bir bağlama otursun. Aslında Sumatra Adası’nda başlayan, İstanbul’da devam eden ve nihayetinde Singapur’daki Cheng Ho kurumuyla yazışma, Singapur Ulusal Üniversitesi’nde konuyla ilgili birkaç akademisyenle ayak üstü sohbet, Malaka’daki kapsamlı Cheng Ho müzesi ve bu amiral adına düzenlenen konferansa kadar süren bu tanışma ve kaynaşma sürecim bile başlı başına bir hikâyeye konu olacak desem yeridir.

2004 yılı Aralık ayı sonlarında Açe’yi vuran deprem ve tsunami akabinde Endonezya’nın Açe Eyaleti’ne gitmem gündeme gelmiş ve hasbel kader bu topraklara yolum düşmüştü. Açe’nin diğer eyaletlere bağlayan karayoluyla ulaşımının yegane seçeneği Medan şehri -ki Sumatra Adası’nın en büyük, Endonezya’nın üçüncü büyük şehri olma ünvanına sahiptir- Kuzey Sumatra Üniversitesi kütüphanesine yapacağım bir ziyaret vesiyesiyle o günlerde gündemime girmişti. O günlerde, söz konusu bu üniversitede öğretim görevlisi olan bir Mimar hanım’ın davetiyle Sumatra Kültür Varlıkları Koruma Vakfı’na (Sumatra Heritage Trust) yaptığım ziyarette karşılaştım Cheng Ho ile. Adı sanı yüzyıllar ötesine uzanan ve dünya denizcilik tarihinde görkemli bir yeri olan bu amirali tanımak biraz da onun bulunduğu coğrafyaya çapa atmakla ilintili olsa gerek.

Tek katlı, geniş bahçeli Vakfın idarecilerinden Soehardi Hartono adında Çin asıllı Endonezyalı genç yönetici sohbetimizin ilerleyen safhasında masanın üzerine kocaman bir broşür açarak, 2005 yılının Temmuz ayında, yani ziyaretimden sadece birkaç ay önce, Medan’da açılan bir sergiden bahsetmeye başladı. Broşürde gördüğüm Orta Asya Türklerine benzeyen, orta yaşlarında, hafif çekik gözlü bir erkeğin portresiydi. Portrenin bazı bölümleri kazınmış olması bana, İstanbul’daki Bizans kiliselerinin duvarlarında ve tavanlarında, zamanında üstü sıvayla örtülmüş, ancak yakın geçmişte üzerleri kazınması dolayısıyla ortaya çıkan azizlerin/azizelerin görüntüsünü hatırlatmıştı kaçınılmaz olarak. Herhalde Hartono dostumuzun, Cheng Ho’yu bana tanıtma arzusunun ardında Ho’nun Uygur Türkü olmasının bir payı olsa gerek. Hartono’nun verdiği  birkaç broşürü koltuğumun altına koyup vakıftan çıktığımda Cheng Ho’nun beni uzunca süre meşgul edeceğini belki de hiç düşünmemiştim. İşte o günden sonra, izini sürmeye çalıştığım Cheng Ho’yu bugüne kadar takip ediyorum.

İstanbul’a döndüğümde Açe’yle ilgili hikâyelerimi en azından ilk bölümünü sonlandırmakla meşgul olurken, bir yandan da görüştüğüm kişilere Cheng Ho hakkında bilgi sahibi olup olmadıklarını ve böylece bazı bilgilere ulaşmayı arzu ediyordum. Başlangıçta sadece Cheng Ho ile ilgili şahsi bilgilere ulaşmayı arzu ettiysem de, bu amiralin ailesi, yaşadığı dönem, içinde bulunduğu Hanedanlığın öncesi ve sonrası da yavaş yavaş ilgi alanıma girmeye başladı. Bu bağlamda ilk bilgileri o dönem IRCICA’da çalışan Ali Çaksu Bey’den aldım. Aynı zamanda, Hartono’nun tavsiyesini hatırlayarak National Geography’nin ilgili sayısını edindim. Cheng Ho ile ilgili bilgilerin ilk nüveleri oluşmaya ve böylece tabiri caizse, Medan’da ortaya çıkan ipekböceği kozasını örmeye başlamıştı. Bu arada Ali Bey’in göndermiş olduğu metni çevirmiş, bir yerlerde yayınlatabilir miyim diye düşünürken, Turan Kışlakçı’yı arayıp konuyla ilgili bilgi verdim. Turan Bey, bu konuda kendisinin bir yazı yazdığını, ancak benim çalışmamı da değerlendirebileceğini söylemişti. Biraz hayal kırıklığı yaşamadım, değil. Önemli değil di, Cheng Ho’nun hikâyesinin beni götüreceği yere gitmekten vazgeçecek değildim.

Aldığım bir tiyo üzerine Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu Hanımefendiyle tanışma fırsatım oldu. Fındıklı’da bir hana taşınmış olan Tarih Bölümü’nü ziyaretimde, yorgun ve yaşını başını almış bir hanımefendi olan Gülçin Hanım, dersten çıkar çıkmaz odasına davet etti. Hocaya Ming Hanedanlığı ve Cheng Ho hakkında kısa, fakat önemli bir sunum yaptıktan sonra, hoca “Çin hanedanlıklarının ilk dönemleri üzerindeki çalışmalarımız nedeniyle biz daha Ming dönemine gelemedik” dedi. Bir an için umutsuzluğa kapıldığımı hatırlıyorum. Cheng Ho ile ilgili hikâyenin peşinden gitmeyi öylesine arzu ediyordum ki, hocanın yorgun olmasına rağmen, Ali Bey’in bana ulaştırdığı ve çevirdim üç sayfalık metni de masasının üzerine koyarak ne kadar ısrarcı olduğumu kendisine göstermek istercesine bu konuda başvuracağım kimse olup olmadığını sordum. Ümidimin yeşermesine vesile olacak şekilde hoca birden “Dur, şu bizim Deniz’i bir arayalım” dedi. Uygur Türkleri’nden olan Tilla Deniz Baykuzu Hanım Tarih Bölümü’nde öğretim üyesiydi. Şansım yaver gidiyordu. Telefonla konuşmasının ardından Gülçin hanım, “Yoldaymış, buraya geliyor” dedi.

Yarım saat sonra, odaya giren Deniz Hanım, Cheng Ho ile serüvenimde farklı bir mecranın habercisi olacaktı. Görüşme sırasında Deniz Hanım beni sevindirecek güzel haberler vermişti. Ayrıca, Ankara Üniversitesi DTCF’den bir iki hocanın ismini paylaşmış, kendisi de bu konuda Çin kaynaklarından ulaşabildiklerinden az çok bilgi edinmeye çalışacağını söylemişti. Tarih Bölümü’nden ayrılırken, Medan’da başlayan serüvenim, zihnimin derinliklerinden gelen derin uyarılarla gözümün önünden geçmeye başladı. Bir süre sonra Deniz Hanım’ın ulaştırdığı kıymetli bilgilere kütüphanede yaptığım taramalardan edindiklerimi de eklediğimde, elimde Cheng Ho ve seferleri çerçevesini konu alan bir metin çıktı. İlginçtir, Sumatra’da başlayan Cheng Ho serüveninde ilk metni gene bu coğrafyada yayınlatma imkanı oldu. Ortaya çıkan metnin kısa bir özet 2007 yılında, Açe’de Tarihi Varlıkları Koruma Müdürlüğü dergisinde yayınlandı (“Cheng Ho (1371-1433)”, Buletin Haba, Balai Pelestarian Sejarah dan Nilai Tradisional, No. 44, Banda Aceh, 2007,  pgs. 43-46.) Güneydoğu Asya tarihi içindeki ‘gezintilerim’ sırasında bu metne zaman zaman dönüyor ve yeni kaynaklar vesilesiyle eklemelere devam ediyorum.

Bir savaş sırasında genç yaşında alesinden koparılan, harem ağası olarak sarayda yetiştirilen ve akabinde amiral olan ve Çin Ming Hanedanlığı’nın (1368-1644) üçüncü imparatoru Yung-lo (1403-1424) zamanında yedi büyük deniz seferlerini yöneten Cheng Ho’nun icraatları dikkate alındığında denizlere yelken açan bir savaşçı değil, döneminin Çin yönetiminin gücünü bölge ve küresel aktörlere kabul ettirme amacıını taşıyan, bu anlamda barışçıl ilişkileri pekiştiren bir “barış elçisi” rolü oynadığı anlaşılıyor. 

Bu deniz seferleri, döneminin koşulları dikkate alındığında Çin’deki denizcilik teknolojisinin yanı sıra bu seferler bağlamında ve sonrasında Çin İmparatorluğu’nun kurmuş olduğu uluslararası ilişkiler bugüne ışık tutacak mahiyettedir. Ancak burada dikkat çeken husus, o dönem Çin yönetiminin duruşu, bölgeyi ve dünyayı algılama tarzı bugünkünden oldukça farklı. Öte yandan, zihinsel yapısı Batılı argümanlara göre işleyen ve dünyayı Batılı bakış açısı ile anlama uğraşı veren bizlerin bu seferleri pratiğe geçiren doğu perspektifini anlama çabası içinde olmamız da bir diğer husus.

2006 yılı Haziran-Eylül ayları arasında Singapur’da gerçekleştirilen üç aylık Cheng Ho sergisi, 2010’da Malezya’nın Malaka şehrinde Cheng Ho konferansı konunun uluslararası camiada ne denli önemli olduğunu ortaya koyan somut gelişmelerden sadece birkaçı. Bu sergilere ve bilimsel toplantılara Türkiye’den de katılımcıların ve gözlemcilerin olmasını arzu ederdik. Dünyanın farklı ülkelerinde Cheng Ho adına dernekler ve araştırma enstitüleri faaliyet gösterdiği bir dönemde bir yandan Orta Asya kökenleri diğer yandan Müslüman kimliği ile Türklerin gündeminde yer alması gereken önemli bir tarihi şahsiyetle ilgili çalışmaların ve araştırmaların en kısa sürede başlatılmasını arzu ediyoruz. Bu çabanın sadece tarihi perspektifi değil, bölgede bugün olup biteni de anlamaya ve algılamaya katkısı olacağına hiç şüphe yok.

http://www.dunyabizim.com/Manset/11046/cheng-hoyu-dunya-konusuyor-ama.html

5 Aralık 2011 Pazartesi

CHENG HO


Dr. Mehmet Özay[1]

ÇİN DONANMASI’NIN MÜSLÜMAN TÜRK AMİRALİ: CHENG HO (1371-1433)

Cheng Ho, 1405-1433 yılları arasında gerçekleştirdiği yedi büyük deniz yolculuğunun yanı sıra, son dönemde, Colombus’dan önce Amerika kıtasını keşfedip etmediğiyle de dünya denizcilik bilimi çevrelerinin gündemindedir. Özellikle 67 yaşındaki, eski bir İngiliz denizaltı subayı olan Gavin Menzies bu konudaki görüşlerini, 15 yılı bulan araştırmalarını biraraya getirdiği 1421: The Year China Discovered America isimli 490 sayfalık kitabında ortaya koymaktadır.

Çeşitli ülkelerde adına araştırma enstitüleri kurulan Çin’li amiral Cheng Ho, aslen bir Türk ve Müslüman olmasına rağmen[2], ülkemizde henüz tanınmamaktadır. Daha geniş bir çalışmadan yararlanılarak hazırlanmış olan bu metinle Cheng Ho’nun Türkiye’deki denizcilik camiasına tanıtılması amaçlanmıştır.

Ailesi

Asıl adı da Ma He (veya Ho) olan Cheng Ho, 1371 yılında Çin’in Güneybatısındaki Yunnan Eyaleti’nde, Kunyang’da (bugünkü Jinning’de) bir Müslüman ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.[3][1] Çin kaynaklarında, San-pao t’ai-chien olarak da bahsedilen Cheng Ho’nun babası, Hacı Muhammed (Ma Ha-chih) veya bir başka ifadeye göre Kadı Ma adıyla anılmaktadır[2].

Çin Sarayında Eğitilmesi

12 Ağustos 1382 tarihinde Çin ordusunun bir saldırısı sırasında esir alınan Cheng Ho[3], diğer erkek çocuklar gibi hadım edilerek Çin İmparatorluğu’nun Enderun’u diyebileceğimiz bir sistem içerisinde saray eğitimine tabi tutulmuş ve kendisine sarayda yer bulmuştur. Daha sonra başkent Beijing’de  (Forbidden City) harem ağası olarak sarayda hizmet vermiştir.[4]

Cheng bunun ardından İmparatorluk Üniversitesi olan Nanjing Taixue’de öğrenim gördü.[5] İki yıl sonra o zamanlar Duke Yan unvanıyla anılan Yung-lo’nun mahiyetine seçildi. Yung-lo ile birlikte çeşitli savaşlara katılan Ho, daha sonra Hanedanlığın başkenti olacak Nanjing’in ele geçirilmesinde büyük yararlıklar gösterdi.[6] Bu savaştaki başarısı, sahip olduğu bilgi ve becerisi ile Ho’ya, bizzat imparator Yung-lo tarafından (Imperial Household Agency) Cheng soy ismi verildi ve artık Cheng Ho olarak anılmaya başlandı.[7]

İmparatorun Danışmanı ve Amiral Oluşu

1403 ilâ 1424 yılları arasında Ming Hanedanlığı’nın üçüncü imparatoru Yung-lo ’nın danışmanı olmasının yanı sıra, imparator tarafından Çin donanmasının başına Amiral olarak atanmış olan Cheng Ho, bu görevi ölümüne kadar devam ettirmiştir.[8] Cheng Ho, 1405-1433 yılları arasında yedi büyük deniz seferi gerçekleştirmek suretiyle tarihte ilk ve son kez Çin imparatorluğunu Asya sularında ve Okyanus’ta rakipsiz bir konuma getirmiştir.[9]

Deniz Seferleri

           Cheng Ho, 1405-1433 yılları arasında Çin İmparatorluğu donanmasının Amirali olarak gerçekleştirdiği yedi büyük seyahat sırasında 37 ülkeyi ziyaret etmiş ve Güney Afrika kıyılarına kadar gitmiştir. Avrupalı denizcilerden önce Ümit Burnu’nu dolaşmak suretiyle Atlantik Okyanusu’na açılmış olduğu da çeşitli eserlerde zikredilmektedir. Çin Ansiklopedisini hazırlayan Dorothy Perkins, Cheng Ho’nun Ümit Burnu’na kadar gittiğini ileri sürmektedir.[10] Bu seferlerde Cheng Ho, Avrupa ülkelerindeki donanmaların sahip olduğu gemilerin toplamından çok daha fazla sayıda, yaklaşık 317 gemi ve 37.000 gemicinin yönetimini üstlenmiştir. Boachuan adındaki efsanevi gemi Ming armadasının “hazine gemisidir”. Bu geminin, 122 metre uzunluğunda, 52 metre genişliğinde, yani neredeyse bir buçuk futbol sahası büyüklüğünde olması, dönemin söz konusu gemi teknik ve bilgisinin boyutları konusunda bir bilgi vermektedir.[11] Seyahatler sırasında Cheng Ho’ya eşlik eden Sanbao, 24 adet harita çizerek bu anlamda dünya denizciliğinin gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur.[12]

Bu seferler dolayısıyla 1403 ila 1419 yılları arasında Nanjing’de 2000 gemi inşa edilmiştir.[13] Aşağıdaki çizelgede donanmaları ve filoları başında okyanuslara açılan denizciler ve hemen yanında da seyahat yılları yer almaktadır. Çizelgenin üçüncü sütununda ise seyahatlere iştirak eden gemi sayısı, dördüncü sütunda ise mürettebat sayısı bulunmaktadır.[14]

Cheng Ho        (1405-1433)
Columbus             (1492)
Vasco da Gama   (1498)
Macellan              (1521)
48 ilâ 317
3
4
5
28.000
90
yaklaşık 160
265

O dönemde Batı Okyanus denilen coğrafyaya doğru yapılan bu seferler, ülkenin doğu kıyılarında, hanedanlığın başkenti olan Nanking limanından başlardı. Cheng Ho seferlerinin çoğunu, üçüncü imparator Yung-lo döneminde gerçekleştirmiştir. Bu seferleri iki dönemde ele almak mümkün: Birincisi, 1405-1421 yılları arasında; ikincisi de 1421-1423 yılları arasında gerçekleştirdiği sefer, dünyanın gördüğü en görkemli donanma ile gerçekleştirilmesi ile diğerlerinden ayrılmaktadır. Bu seferler vesilesiyle Cheng Ho’nın uğradığı ülke ve bölgeler arasında Aden (1418, 1421), Hürmüz (1414, 1421), Arabistan (Lasa) 1418, 1421), Doğu Afrika (1418, 1421), Dhufar (1421) bulunmaktadır. Ayrıca bir sefer sırasında Hac vesilesiyle Mekke’ye gittiği de bazı kaynaklarda mevcuttur.[15]

Kangnido Haritası (1402), Ho’nun deniz seferlerinden önce çizilmiştir ve öyle anlaşılıyor ki, Ho, Eski Dünya hakkında epeyce malumat sahibiydi. “Batı Okyanus” adı verilen ve Cheng Ho’nın keşfettiği yerler arasında şunlar bulunmaktadır: Sumatra, Cava, Seylan, Hindistan, Amerika Kıtası (henüz kanıtlanmadı), İran Körfezi Arabistan, Kızıldeniz (Mısır’a kadar), Mozambik Kanalı’na kadar olan Afrika sahilleri ve Tayvan (7 kez).[16]

Cheng Ho’nun Açe’yi Ziyareti

Çin ile Ortadoğu arasında gerçekleştirilen ve geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan ticari bağlantılar sırasında önemli kavşak noktalarından biri Sumatra Adası ve özellikle de bu adanın kuzey ucu olmuştur. Bugün Açe olarak bilinen bu coğrafya gerek jeo-stratejik gerekse de sahip olduğu ticari ürünler dolayısıyla uluslararası ticaret merkezi olma unvanına sahipti.

14. yüzyıl son çeyreğinde Çin’de yönetimi ele geçiren Ming Hanedanlığı döneminde Çin gelmiş geçmiş en büyük donanmaya sahipti. Bu donanmanın başında amiral olarak yer alan Cheng Ho, gerçekleştirdiği seferler sırasında Sumatra’ya da uğradı. 15. yüzyıl başlarında Samudra-Pasai ile Ming Hanedanlığı’nın üçüncü imparatoru Cheng-Tsu (1403-1424) (Yung-lo) döneminde ilişkiler barışçıl bir şekilde devam etti ve iki devlet birbirlerine hediyeler gönderdi. Bunun bir göstergesi olarak Çin’in ünlü amirali Cheng Ho 1405, 1414 ve 1430 yıllarında üç kez Pasai’yi ziyaret etti.[17]

Bu seferlerden birinde, 1411 yılında Cheng Ho, Çin İmparatoru’nu hediyesi olarak Samudra-Pasai Sultanına bir çan hediye etti. 16. yüzyıl başlarında Açe Darusselam Sultanlığı’nın kurucusu kabul edilen Ali Mughayat Şah, devletin hakimiyet alanını genişletmek amacıyla 1524 yılında Pasai’yi ele geçirdiğinde, burada bulunan çan’ın başkent Banda Açe’ye getirdi. Bu dönemden itibaren bu çan “Cakra Donya” olarak anılmaya başlandı.[18]
           
Bir başka kaynakta Cheng Ho’nun Açe’yi 1415’de bir kez daha ziyaret ettiği yazılıdır. Zeynel Abidin’in kızı Nahrasih’ın tahtta bulunduğu dönemde gerçekleşen bu ziyareti konu alan Ming Hanedanlığı kronikleri (1360-1643), 32. kitabında, Cheng Ho’nun bu seferi sırasında bölgede yaşayan taht kavgalarına konu olduğu ve rakip bir grubun saldırısına uğradığı ancak, Samudra halkının bu saldırı karşısında Çin askerleri ile birlikte isyancı gruba karşı koydukları, grubun lideri İskender’i yakalanarak Çin’e götürülerek idam edildiği yazılıdır.[19]

            15. yüzyıl sonlarında başlayacak büyük keşifler döneminden yaklaşık 87 yıl öncesinde böylesine büyük bir donanmanın yapılması dikkat çekicidir. Cheng Ho’nun seferleri sırasında yanında götürdüğü sekreteri ve aynı zamanda, bir Müslüman olan Ma Huan, katıldığı üç seferle ilgili notları The Overall Survey of the Ocean’s Shore (Ying-yai Sheng lan) adını verdiği bir kitapta yayınlamıştır. Bu çalışma 1416 yılında tamamlanmış ve 1451’de genişletilmiştir.[20]

Cheng Ho Amerika’yı Keşfetti mi?

İngiliz denizaltı subayı Gavin Menzies’e göre, Amiral Cheng Ho’nun otuz bin kişiyi taşıyan 300 gemiden oluşan bir donanmayla, Ming Hanedanlığı döneminde Çin’in nüfuzunu genişletmek amacıyla 15. yüzyılda Amerika kıtasını keşfetti. Menzies, Cheng Ho’nun Cristopher Colombus’dan yaklaşık 75 yıl önce Amerika Kıtası’nı keşfettiğini ileri sürerek “Ne kadar cesur ve kararlı olurlarsa olsunlar Columbus, Dias, da Gama, Magellan, Cook ve diğer Avrupalı kaşifler izleyecekleri yolların rotasını gösteren haritalar yardımıyla seyahatlerini gerçekleştirdiler.” demek suretiyle sadece Columbus’un değil, aynı zamanda, diğer Avrupalı denizciler için de ne denli önemli bir yol haritası çizdiğini de ortaya koymaktadır.[21]

Özellikle yeni çağın başlangıcı, bir başka deyişle modern zamanlara giden süreçte önemli bir kilometre taşı olan keşifler çağında Colombus’un kullandığı gemiler göz önüne alındığında Cheng Ho’nun donanmasında bulunan gemilerin gerek büyüklükleri, gerekse taşıdığı asker ve insan sayısı bakımından son derece önemli bir  tarihi gerçek olarak ortadadır.

Amerika Kıtası’nın Cheng Ho öncülüğünde küresel deniz seferleri düzenleyen Ming Hanedanı döneminde keşfedilip edilmemesi bir yana, söz konusu bu seferler gerek kat ettikleri mesafe, gerek sayısı, gerek taşıdığı insan gücünün yanı sıra, belki de en dikkat çekici yönü, böylesine deniz yolculuklarını gerçekleştirebilecek gerekli bilimsel alt yapıya sahip olunmasıdır. Bu sadece söz konusu dönemi ilgilendirmekle kalmıyor, aynı zamanda, yaklaşık yüz yıl içerisinde Batı Avrupa’daki denizci uluslar öncülüğünde gerçekleştirilecek ve Amerika kıtasının keşfi ve sömürülmesiyle devam edecek büyük denizcilik serüvenlerine kaynaklık etmesiyle de ilişkilidir. Çünkü o dönemde okyanuslara açılan Batılı denizcilerin gerek kullandıkları haritalar, gerekse yanlarında götürdükleri Arap denizciler bu konuda küresel bir bilgi birikiminin varlığının en açık ifadesini oluşturmaktadır.

Vefatı

Amiral Cheng Ho 1433 yılında, altmış iki yaşındayken, Afrika’ya yaptığı seyahat dönüşünü hayatını kaybetmiştir.[22] Cheng Ho, her ne kadar, 1435 senesinde hayatını denizde kaybetmiş ve cenazesi denize verilmiş ise de, Nanjing’de onun anısına sembolik bir kabir inşa edilmiştir.[23]




[1]Bu metnin ilk yayımı için Bkz: “Cheng Ho (1371-1433)”, Buletin Haba, Balai Pelestarian Sejarah dan Nilai Tradisional, No. 44, Banda Aceh, Indonesia, 2007,  Hal. 43-46.  
[2]Rozaria, Paul, Zheng He -And the Treasure Fleek (1405-1433), SNP Editions, 2005, Singapore, s. 36.
[3]Viviano, Frank, 2005, China’s Great Armada, National Geographic, July, s. 34-36; Leslie, Daniel, Donald,
 1986, Islam In Traditional China: A Short History To 1800, Canberra College of Advanced Studies, 
 Avustralya, s. 85-108.  


[1]Viviano, Frank, 2005, China’s Great Armada, National Geographic, July, s. 34-36; Leslie, Daniel, Donald,
 1986, Islam In Traditional China: A Short History To 1800, Canberra College of Advanced Studies, 
 Avustralya, s. 85-108.
[2] Leslie, a.g.e., s. 108.
[3] Viviano, a.g.e., s. 36.
[4] Perkins, Dorothy 1999, Encyclopedia of China -The Essential Reference to China, Its History and Culture-,
  Fitzroy Dearborn Publishers, Chicago, s. 621.
[6] http://news.bbc.co.uk/go/pr/fr/-/2/hi/asia-pacific/4593717.stm
[7] SaudiAramco World, “The Admiral Zheng He”, July/August 2005, s. 45.
[8] Chang, Yusuf Haji, “A Ming Emperors’s Well-kept Secret”, Al-Nahdah -Muslim News and Views-,
  July/December 1998, Kuala Lumpur, s. 56.
[9]  Hucker, O., Charles, 1975, China’s Imperial Past, Stanford University Press, Stanford., s. 291.
[10] Perkins, a.g.e., s. 621.
[11] Viviano, a.g.e., s. 35.
[13] Fairbank, 1994., a.g.e., s. 137.
[15]Gladney, C., Dru, 1991, Muslim Chinese -Ethnic Nationalism in the People’s Republic, Council On East
    Asian Studies, Harvard University, s. 379.
[17]Hadi, Amir’ul, 2004, Islam and State in Sumatra A Study of Seventeenth Century Aceh-, Brill, Leiden, s. 17.
[18]Arif, A., Kemal, 2006, Ragam Citra Kota Banda Aceh –Interpretasi Terhadap Sejarah, Memori Kolektif Dan Arketipe Arsitekturnya-, Universitas Katolik Parahyangan, Bandung, s. 113.
[19]Alfian, T. İbrahim, Ratu Nahrasiyah, 1994, in Prominent Women In the Glimpse of History (Wanita Utama Nusantara -Dalam Lintsan Sejarah), Ismail Sofyan, M. Hasan Basry, T. İbrahim Alfian, (Ed.), First Edition, Jakarta Agung Ofset, s. 20.
[20] Hall, D. G. E., 1987, A History of South-East Asia, 4th Edition, Macmillan Asian Histories Series, London, s.
    103.
[21] Menzies, Gavin, 2003, 1421 The Year China Discovered America, William Morrow,  New York, p. 388.
[23] Leslie, a.g.e., s. 108.